Teşekkür Hakkında İle İlgili Hadisler




Hadis No: 0970

Ravi: Üsame İbnu Zeyd

Tanım: Resulullah (sav) buyurdular ki: “Kim, kendisine yapılan bir iyiiğe karşı, bunu yapana: “Cezakellahu hayran (Allah sana hayırlı mükafaat versin)” derse teşekkürü en mükemmel şekilde yapmış olur.”

Kaynak: Tirmizi, Birr 86, (2036)


Hadis No: 0971

Ravi: Cabir

Tanım: Resulullah (sav): “Kim bir ihsana mazhar otursa, bulduğu takdirde karşılığını hemen versin, bulamazsa, verene senada bulunsun. Zira onu övmekle, teşekkürünü yerine getirmiş olur. Ketmeden (karşılık vermeyen) nankörlük etmiş olur” dedi. Tirmizi’nin rivayetinde şu ziyade var: “… Kim de kendisine verilmeyenle süslenirse iki yalan elbisesi giyen gibi olur.”

Kaynak: Tirmizi, Birr 86, (2035); Ebu Davud, Edeb 12, (4813, 4814)


Hadis No: 0972

Ravi: Cabir

Tanım: Resulullah (sav): “Kim bir ihsana mazhar otursa, bulduğu takdirde karşılığını hemen versin, bulamazsa, verene senada bulunsun. Zira onu övmekle, teşekkürünü yerine getirmiş olur. Ketmeden (karşılık vermeyen) nankörlük etmiş olur” dedi. Tirmizi’nin rivayetinde şu ziyade var: “… Kim de kendisine verilmeyenle süslenirse iki yalan elbisesi giyen gibi olur.”

Kaynak: Tirmizi, Birr 86, (2035); Ebu Davud, Edeb 12, (4813, 4814)


Hadis No: 0973

Ravi: Ebu Said

Tanım: Resulullah (sav) şöyle buyurmuştur: “Halka teşekkürde bulunmayan Allah’a da şükretmez.”

Kaynak: Tirmizi, Birr 35, (1955); Ebu Davud, Edeb 12, (4811)


Hadis No: 0974

Ravi: Enes

Tanım: Muhacirler hicretle Medine ye gelip (Ensarın yardımlarını gördükleri) vakit şöyle dediler: “Ey Allah’ın Rasülü! Biz, çok maldan böylesine cömertçe veren, az maldan da yardımı böylesine güzel yapan aralarına inmiş bulunduğumuz şu Medinelilerden başka bir kavmi hiç görmedik! Bize bedel işlerimizi yaptılar, hayatımızı düzene koymada yardımcı oldular. Biz (hicret ve ibadetlerimizle kazandığımız) sevapların hepsini onlar alacak diye korkuyoruz.” Resulullah (sav) onlara şu cevabı verdi: “Hayır! Onlar sizin dua ve teşekkürlerinizden hasıl olan sevabı alacaklar.”

Kaynak: Tirmizi, Kıyamet 46, (2489); Ebu Davud, Edeb 12, (4812)





İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*