Teşehhüd İle İlgili Hadisler


Hadis No: 2610

Ravi: İbnu Mes’ud

Tanım: Resulullah (sav) bana, avucum avuçlarının içinde olduğu halde, Kur’an’dan sure öğretir gibi teşehhüd’ü öğretti. “Tahiyyat, tayyibat ve salavat Allah içindir. Ey Nebi, selam, Allah’ın rahmet ve bereketleri senin üzerine olsun. Selam bizim üzerimize ve Allah’ın salih kulları üzerine de olsun. Şehadet ederim ki Allah’tan başka ilah yoktur, yine şehadet ederim ki Muhammed Allah’ın Resulüdür.” (Bir rivayette “Allah’ın salih kulları” ibaresinden sonra şöyle denmiştir: “Siz bu teşehhüdü yaptınız mı sema ve arzdaki bütün salih kullara selam vermiş olursunuz.”)

Kaynak: Buhari, Ezan 148,150, el-Amel fi’s-Salat 4, İstizan 3, 28, Da’avat 17, Tevhid 5; Müslim, Salat 55-61


Hadis No: 2611

Ravi: İbnu Mes’ud

Tanım: Bir diğer rivayette: “(Teşehhüdden) sonra dilediği senayı yapmakta muhayyerdir” denmiştir.

Kaynak: Buhari, Ezan 148,150, el-Amel fi’s-Salat 4, İstizan 3, 28, Da’avat 17, Tevhid 5; Müslim, Salat 55-61


Hadis No: 2612

Ravi: İbnu Mes’ud

Tanım: Ebu Davud’un bir rivayetinde şöyle gelmiştir: “Şehadet ederim ki, Muhammed O’nun kulu ve elçisidir” (dersiniz). Sonra her biriniz hoşuna giden duayı seçip onunla dua etsin.”

Kaynak: Ebu Davud, Salat 182, (968-969)


Hadis No: 2613

Ravi: İbnu Mes’ud

Tanım: Ebu Davud’un bir diğer rivayetinde şöyle gelmiştir: “…bize onları öğretirdi veya şu duaları bize teşehhüdü öğrettiği gibi öğretirdi: “Allah’ım! Kalplerimizi birleştir, aramızdaki geçimsizliği düzelt. Bizi selamet yollarına şevket, zulümattan nura kavuştur. Bizi, çirkinliklerin açık ve gizli olanlarından uzak tut. Kulaklarımızı, gözlerimizi, kalplerimizi, zevcelerimizi ve çocuklarımızı hakkımızda mübarek ve hayırlı kıl. Tevbelerimizi kabul et, sen rahimsin, tövbeleri kabul edersin. Bizleri verdiğin nimetlere şakir, onlarla sena edici, onları kabul edici kıl, onları (ahirette de nasib ederek) hakkımızda tamamla.”

Kaynak: Ebu Davud, Salat 182, (968-969)


Hadis No: 2614

Ravi: İbnu Mes’ud

Tanım: Yine Ebu Davud’un bir diğer rivayetinde: “Şehadet ederim ki Muhammed Allah’ın elçisidir” cümlesinden sonra şöyle denir: “Bunu söyledin veya şehadeti ifa ettin mi, namazını ifa ettin demektir. Kalkmak istersen kalk, oturmak istersen otur.”

Kaynak: Ebu Davud, Salat 182, (968-969)


Hadis No: 2615

Ravi:

Tanım: Nesai’nin bir rivayetinde şöyle denmiştir: “Resulullah (sav)’a, namaz kılınca: “Selam Allah’ın üzerine, selam Cibril ve Mikail üzerine olsun” derdik. Resulullah (sav): “Selam Allah’ın üzerine olsun demeyin. Zira Allah selam’ın kendisidir. Ancak şöyle deyin: “Tahiyyat… Allah içindir…”

Kaynak: Nesai, İftitah 189, (2, 237)


Hadis No: 2616

Ravi: İbnu Abbas

Tanım: Resulullah (sav) bize, Kur’an’dan sure öğrettiği gibi teşehhüdü öğretirdi. Şöyle derdi: “Tahiyyat, mübarekat, salavat, tayyibat Allah içindir. Ey Nebi selam, Allah’ın rahmet ve bereketi sana olsun. Selam bize Allah’ın salih kullarına olsun. Şehadet ederim ki Allah’tan başka ilah yoktur, şehadet ederim ki Muhammed Allah’ın Resulüdür.”

Kaynak: Müslim, Salat 60, (403); Ebu Davud, Salat 182, (974); Nesai, İftitah 193, (2, 242-243)


Hadis No: 2617

Ravi: İbnu Abbas

Tanım: Tirmizi’de şöyle gelmiştir: “…Selam sana olsun, selam bize olsun.” Yani her iki “selam” kelimesi de elif-lamsızdır.”

Kaynak: Tirmizi, Salat 216, (290)


Hadis No: 2618

Ravi: Ebu Musa

Tanım: …Şehadet ederim ki Allah’tan başka ilah yoktur, tektir, şeriki yoktur. Muhammed de O’nun kulu ve Resulüdür.

Kaynak: Nesai, İftitah 192, (2, 242)


Hadis No: 2619

Ravi: Cabir

Tanım: Teşehhüdü, Kur’an’dan bir sureyi öğrendiğimiz gibi öğrendik. Şöyle ki: “Bismillah ve billah ettahiyyatu…” Bu rivayette, abduhu ve resulühü ibaresinden sonra şu ziyade mevcuttur: “Es-elu’l-lahe’l’cennete ve e’uzü bihi mine’n’nari. (Allah’tan cenneti istiyor, ateşten O’na sığınıyorum.}”

Kaynak: Nesai, İftitah 194, (2, 243)


Hadis No: 2620

Ravi: İbnu Ömer

Tanım: Resulullah (sav)’dan teşehhüd olarak şunu rivayet etmiştir: “et-Tahiy-yatu lillahi vessalavatu ve’t-Tayyibatu. es-Selamu aleyke eyyühennebiyyu ve rahmetullahi.” İbnu Ömer der ki: “Ben buna şunu ilave ettim: “Ve berekatuhu es’Selamu aleyna ve ala ibadillahi’s-Salihin. Eşhedü en La-ilahe illallah…” İbnu Ömer der ki: “Ben buna şunu da ilave ettim: “Vahdehu la-şerike lehu ve eşhedü enne Muhammeden abduhu ve Resulühü.”

Kaynak: Ebu Davud, Salat 182, (971)


Hadis No: 2621

Ravi: Nafi’

Tanım: İbnu Ömer (ra) şöyle teşehhüd okurdu: “Bismillahi, et-tahiyyatu lil-lahi, ve’ssalavatu lillahi, ez-Zakiyatu lillahi, es-Selamu ale’n-Nebiyyi ve Rahmetullahi ve berekatuhu, es-Selamu aleynü ve ala ibadillahi’s-Salihin. Şehidtü en lü-ilahe illallahu ve şehidtu enne Muhammeden Resulullahi.” Bunu ilk iki rek’at(in ka’desin)de okur ve teşehhüdünü tamamlayınca dua ederdi. Namazın sonunda oturunca da yine böyle teşehhüdde bulunur ve teşehhüdü öne alırdı. Sonra dilediği duayı okuyarak dua ederdi. Teşehhüdünü tamamlayıp selamı vermek isteyince şöyle derdi: “Es-selamu ale’n, Nebiyyi ve rahmetullahi ve berekatuhu es-selamu aleynu ve ala ibadillahi’s-salihin.” Sonra sağına, es-selamu aleyküm derdi. Sonra mukabeleten imama selam verirdi. Solundan biri kendisine selam verirse mukabeleten ona da selam verirdi. (Rezin şunu ilave etti: “Ve dedi ki: “Resulullah (sav) böyle yapmayı emretti.”)

Kaynak: Muvatta, Salat 54, (1, 91); Ebu Davud, Salat 182, (971)


Hadis No: 2622

Ravi: Kasım İbnu Muhammed

Tanım: Hz. Aişe (ra) teşehhüdde iken şunu okurdu: “Et-Tahiyyatu et-tayyibatu es-Salavatu, ez-zakiyatu lillahi, eşhedu en la ilahe illallahu vahdehu la şerike lehu ve enne Muhammeden abduhü ve Resulühü. Esselamu aleyke eyyühennebiyyu ve rahmetullahi ve berekatuhu, es-selamu aleyna ve ala ibadillahi’s-salihin, esellamu aleyküm.”

Kaynak: Muvatta, Salat 56,(1,91-92)


Hadis No: 2623

Ravi: İbnu Mes’ud

Tanım: Teşehhüd’ün sessiz okunması sünnettir.

Kaynak: Ebu Davud, Salat 186, (986); Tirmizi, Salat 217, (291)




İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*