Selamlaşmak İle İlgili Hadisler



Hadis No: 3361

Ravi: Ebu Hüreyre

Tanım: Resulullah (sav) buyurdular ki: “Biriniz bir meclise gelince selam versin. Kalkmak isteyince de selam versin. Birinci selam sonuncudan evla değildir (İkisi de aynı ölçüde ehemmiyetlidir).

Kaynak: Tirmizi, İsti’zan 16, (2707); Ebu Davud, Edeb 150, (5208)


Hadis No: 3362

Ravi: Kelede İbnu Hanbel

Tanım: Safvan İbnu Ümeyye (ra) benimle, Resulullah (sav)’a süt, ağız ve bir miktar salatalık gönderdi. Aleyhissalatu vesselam o sırada Mekke’nin yukarısında idi. İzin istemeden selam vermeden huzuruna girdim. Bana: “Dön, esselamu aleyküm, gireyim mi? de!” buyurdu. Ben de öyle yaptım.

Kaynak: Tirmizi, İsti’zan 18, (2711); Ebu Davud, Edeb 137, (5176)


Hadis No: 3363

Ravi: Enes

Tanım: Resulullah (sav) bana buyurdular ki: “Ey oğulcuğum, ailene girdiğin zaman selam ver ki, selamın hem senin üzerine hem de aile halkına bereket olsun!”

Kaynak: Tirmizi, İsti’zan 10, (2699)


Hadis No: 3364

Ravi: Abdullah İbnu Amr İbni’l-As

Tanım: Resulullah’a: “İslam’ın hangi ameli daha hayırlı?” diye sorulmuştu. “Yemek yedirmen, tanıdığın ve tanımadığın herkese selam vermen” diye cevap verdi.

Kaynak: Ebu Davud, Edeb 142, (5194)


Hadis No: 3365

Ravi: Enes

Tanım: Ravinin anlattığına göre, kendisi bir grup çocuğa uğrar ve onlara selam verir. Yanındakilere de şu açıklamayı yapar: “Resulullah (sav) böyle yapardı!”

Kaynak: Buhari, İsti’zan 14; Müslim, Selam 14, (2168); Ebu Davud, Edeb 147, (5202); Tirmizi, İsti’zan 8, (26


Hadis No: 3366

Ravi: Esma Bintu Yezid

Tanım: Resulullah (sav) biz bir grup kadına uğramıştı, selam verdi. (Tirmizi’nin bir rivayetinde: “Eliyle selamladı” denmiştir)

Kaynak: Ebu Davud, Edeb 148, (5204); Tirmizi, İsti’zan 9, (2698); Buhari, İsti’zan 15


Hadis No: 3367

Ravi: Ubeydullah İbnu Ebi Rafi

Tanım: Ubeydullah İbnu Ebi Rafi, Hz. Ali (ra)’den nakletmiştir: Ebu Davud der ki: “Hasan İbnu Ali ise bunu merfu olarak yani Hz. Peygamber (sav)’dan rivayet etmiştir. Bir cemaat giderken, yeri gelince içlerinden bir kişinin selam vermesi hepsi için yeterlidir. Oturanlar adına da bir kişinin mukabelesi yeterlidir.”

Kaynak: Ebu Davud, Edeb 152, (5210)


Hadis No: 3368

Ravi: Ebu Ümame

Tanım: Resulullah (sav) buyurdular ki: “Allah’a en makbul insan, karşılaşmada selama önce davranandır.”

Kaynak: Ebu Davud, Edeb 144, (5197); Tirmizi, İsti’zan 6, (2695)


Hadis No: 3369

Ravi: Ebu Hüreyre

Tanım: Resulullah (sav) buyurdular ki: “Binekte olan yürüyene, yürüyen oturana, az çok’a selam verir.”

Kaynak: Buhari, İsti’zan 4, 5, 6; Müslim, Selam 1, (2160); Ebu Davud, Edeb 145, (5198, 5199); Tirmizi, İsti’


Hadis No: 3370

Ravi: Ebu Hüreyre

Tanım: Resulullah (sav) buyurdular ki: “Allah Teala Hazretleri, Hz. Adem (as)’i kendi sureti üzere ve boynunu da altmış zira olarak yaratınca: “Git, şu oturan meleklere selam ver, onların seni nasıl selamlayacaklarına da dikkat et, dinle. Zira o selam, senin ve zürriyetinin selamı olacaktır” dedi. (Bunun üzerine Adem onlara gidip): “Esselamü aleyküm!” diye selam verdi. Melekler: “Esselamü aleyke verahmetullahi” dediler ve selama mukabele ederken verahmetullahi’yi ilave ettiler. Cennete her giren Hz. Adem suretinde (ve boyu da altmış arşın boyunda) olacak. Halk şu ana kadar (boyca) hep eksilmektedir.”

Kaynak: Buhari, İsti’zan 1, Enbiya 1; Müslim, Cennet 28, (2841)


Hadis No: 3371

Ravi: İmran İbnu Husayn

Tanım: Biz Resulullah (sav)’ın yanında iken bir adam gelerek selamı verdi ve: “Esselamu aleyküm!” dedi. Resulullah (sav) selamına mukabele etti. Adam da oturdu. Resulullah (sav) “On (sevap kazandı!)” dediler. Sonra birisi daha geldi. “Esselamu aleyküm ve rahmetullahi” dedi. Aleyhissalatu vesselam onun selamına da mukabele etti. Adam oturdu. Aleyhissalatu vesselam. “Yirmi!” dediler. Sonra biri daha geldi ve: “Esselamu aleyküm ve rahmetullahi ve berekatuhu” dedi. Resulullah, selamına mukabele etti, adam da oturdu. Hz. Peygamber bu sefer: “Otuz!” buyurdular.

Kaynak: Ebu Davud, Edeb 143, (5195); Tirmizi, İsti’zan 2, (2690)


Hadis No: 3372

Ravi: Muaz İbnu Enes

Tanım: Ebu Davud’da Muaz İbnu Enes’den aynı ma’nada bir rivayet vardır. Ayrıca şu ziyade yer alır: “Sonra bir diğeri geldi ve dedi ki: “Esselamu aleyküm ve rahmetullahi ve berekatuhu ve mağfiretuhu.” Resulullah (sav) mukabelede bulundu ve: “Kırk (sevap)” deyip ilave etti: “Böylece (ziyade edilen her kelime için) sevap artar!”

Kaynak: Ebu Davud, Edeb 143, (5196)


Hadis No: 3373

Ravi: Ebu Temime el-Hüceymi

Tanım: Ebu Temime el-Hüceymi, Ebu Cüreyy el-Hüceymi’den, o da babasından (ra) anlatıyor: “Resulullah (sav)’a gelip: “Aleyke’s-selam ya Resulallah. (Sana selam olsun ey Allah’ın Resulü!)” dedim. Bana hemen müdahale etti: “Aleyke’s-selam deme. Çünkü aleyke’s-selam diye verilen selam, ölülerin tahiyyesidir. Selam verdiğin zaman, “Esselamu aleyke” de! Sana mukabele eden de, “Ve aleykesselam” der.”

Kaynak: Ebu Davud, Libas 28, (4084), Edeb 161, (5209); Tirmizi, İsti’zan 28, (2722, 2723)


Hadis No: 3374

Ravi: İbnu Ömer

Tanım: Resulullah (sav) buyurdular ki: “Yahudiler size selam verince onlardan biri, “es-samu aleyküm” der, sen de ona, “Ve aleyke!” de.”

Kaynak: Buhari, İsti’zan 229, İstitabe 4; Müslim, Selam 8, (2164); Muvatta, Selam 3, (2, 960); Ebu Davud, Ed


Hadis No: 3375

Ravi: Enes

Tanım: Resulullah (sav)’ın şu sözünü nakletmiştir: “Ehl-i Kitap size selam verince onlara “Ve aleyküm” diye cevap verin.”

Kaynak: Buhari, İsti’zan 22; Müslim, Selam 6, (2163); Ebu Davud, Edeb 149, (5207); Tirmizi, Tefsir, Mücadele


Hadis No: 3376

Ravi: Ebu Hüreyre

Tanım: Resulullah (sav) buyurdular ki: “Hıristiyan ve yahudilerle karşılaşınca önce siz selam vermeyip (onlar size versinler, siz mukabele edin). Bir yolda onlarla karşılaşınca, (kenardan geçmeleri için) yolu onlara daraltın.”

Kaynak: Müslim, Selam 13, (2167); Tirmizi, İsti’zan 12, (2701); Ebu Davud, Edeb 149, (5205)


Hadis No: 3377

Ravi: İbnu Ömer

Tanım: Resulullah (sav) bevl ederken bir adam ona uğradı ve selam verdi. Ancak Resulullah (sav), selamına mukabelede bulunmadı. [Ebu Davud’un bir rivayetinde şu ziyade var: “Sonra adama (selama mukabele etmeyişinin) özrünü beyan etti: “Ben, temiz değilken Allah’ı zikretmeyi uygun bulmadım.”]

Kaynak: Müslim, Hayz 115, (370); Ebu Davud, Taharet 8, 124, (16, 330, 331); Tirmizi, Taharet 67, (90); Nesai





İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*