Selam Vermek ve Selam Almak




Müslüman’ın Müslüman’a selam vermesi, Allahü Teala’nın ona selamet ihsan etmesi için dua ve temennidir.

Selam, Müslümanlar arasındaki ‘her kaza ve beladan selamet (esenlik) üzerinize olsun!’ manasında dua ve temenniden ibarettir. Selamın en kısa şekli ‘Selamün aleyküm’ demektir.

“Ve aleykümü’s-selam ve rahmetullahi ve berakatüh” diyerek selam almak, afetlerden uzak ve Allah’ın rahmetine ve bereketine yakın olunuz, demektir. Bu, selam almanın en mükemmel şeklidir.

“Ve aleykümü’s-selam’ demek de kafîdir.

Verilen bir selamı işitenlerin alması farzdır. Ancak, bir toplulukta içlerinden bazılarının almaları ile öbürlerinden farz sakıt olur, yani farz eda edilmiş olur.

Selam vermek sünnet, almak farz olduğu halde bu sünnetin yani selam vermenin sevabı daha çoktur.

Selam verirken ve alırken işitilecek seviyede sesli söylemek sünnettir. Bir Müslüman verilen selamı aldığını selamı verene duyurması lazımdır. Şayet duyurmazsa selamı almış olmaz. Verilen selam duyulmadığı zaman da selam verilmiş olmaz.

İçinde çocukların da bulunduğu bir cemaate selam verildiğinde reşîd; baliğ olmayanların selam almaları ile cemaat selam almış sayılmaz.

Kadın ve Erkek Arasında Selamlaşma Nasıl Olmalıdır?

Kadının, erkeğin selamını alması vaciptir. Şu kadar ki kadın selam alırken sesini yükseltmemelidir.

Kadın erkeğe selam verdiği surette, selam veren kadın yaşlı ise erkek selamını alabilir. Selam veren kadın genç ise erkek selamı kalbi ile alır.

Kimlere Selam Verilmemelidir?

  1. Selam alıp vermekten daha önemli ve faziletli işlerle meşgul olanlar.
  2. Selamın konulmasına elverişli ve layık bir mahal olmayanlar. Buna göre:

1- Kur’an okuyana, Ezan okuyana, Kamet getirene, Cum’a ve bayramlarda hutbe okuyana, Namazla meşgûl olanlara, (ancak aralarında namaz kılmayan varsa ona selam verebilir), Tedrisle ve Şer’i ahkam halletmekle meşgul olana, her çesidiyle zikirle meşgul olana.

2- Kafire, sahih görüşe göre zımmiye, fıskını açık açık yapan fasıka, şarkı ve çalgı ile meşgul olana, mübah olmayan oyunları oynamakta olana, güvercin uçurmakla meşgul olana avretini örtmeyenlerin bulunduğu hamama, imameyne göre helada bulunana, idrarını yapmakta olana, yalan, güldürü, gıybet, dedikodu vb. ile meşgul olana, insanlara sövene, sokaklarda kadınlara bakakalana.

Kur’an-ı Kerîm okuyan kimseye selam verilmemelidir. Allah’ın kelamını okumakla meşgul bulunan bir mümini selam vererek meşgul etmek uygun değildir. Fakat Kur’an-ı Kerîm okumakta bulunan bir Müslümana selam verildiğinde selamı alması vacib olur.

Yalnız bir kimseye verilen selama yalnız o karşılık verir.

 Selam Vermenin Sevabı

 Bir kişi Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in huzuruna geldi ve:

“Es-selamü aleyküm” diye selam verdi.

Peygamber Efendimiz (s.a.v.) selamını alıp ‘on sevap’ buyurdular. Başka birisi geldi:

“Es-selamü aleyküm ve rahmetullah” diye selam verdi.

Peygamber Efendimiz (s.a.v.) (selamını aldıktan sonra) ‘yirmi sevap’ buyurdular. Bir başkası gelip o da:

“Es-selamü aleyküm ve rahmetullahi ve berekatüh” diye selam verdi.

Peygamber Efendimiz (s.a.v.) onun da selamını aldı ve ‘otuz sevap’ buyurdular. (El-Edebü’l-Müfred)

Peygamber Efendimiz (s.a.v.) buyurdular: “İnsanlara, güler yüzle selam vermen muhakkak bir sadakadır.” (Hadîs-i Şerîf, Beyhakî, Şuabü’l-îman)

“(Ey insanlar!) Selamı yayınız, yemeği yediriniz, sıla-i rahim yapınız, insanlar uykuda iken geceleri namaz kılınız ki cennete selametle girebilesiniz.”(Hadîs-i Şerîf, Müsned-i Ahmed)

“Ve size bir selam verildiği vakit hemen ondan daha güzeli ile selamda bulununuz veya onu aynı ile iade ediniz. Şüphe yok ki Allahü Teala her şeyi hesaba çekmektedir.” (Nisa Sûresi, ayet 86)




İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*