Peygamber Efendimize (s.a.v.) Saygının Neticesi

Ezvac-ı Mutahharat’tan Ümmü Habibe (r.a) validemiz Ebu Süfyan’ın kızı idi. Babası henüz Müslüman olmamıştı ve Mekke-i Mükerreme’de yaşıyordu. Rasûlullah Efendimiz (s.a.v) de Medine-i Münevvere’ye hicret ettiği için, 10 yıl boyunca Ebu Süfyan kızını görmemişti. Bir gün kızını görmek için Medine-i Münevvere’deki evine girdi. Kızının Efendimiz(s.a.v) için döşemiş olduğu yere oturmak istedi. Kızı:

“Ey baba, o yer Rasûlü Ekrem Hazretlerinindir. Sen diğer tarafa otur.” dedi. Ebu Süfyan:

“Ey kızım bizim evdeki döşemeleri bilmez misin?

“Bilirim, fakat bu ona kıyas olmaz, zira burası Rasûlüllah’ın makamıdır. Ona hürmet senin zannettiğin gibi değildir.” deyince Ebu Süfyan darılarak evden çıktı.

Rasûl-i Ekrem Efendimiz’in (s.a.v) yüksek âdeti idi ki, yatsı namazını kılmadan hane-i saadete gelmezdi. Namazdan sonra hanelerine teşrif ettikleri zaman Ümmü Habibe, hadiseyi anlattı. Rasûl-i Ekrem Efendimiz sabah namazına teşrif ettikleri vakit “Yakında Hazreti Allah sizinle ve sizden, aralarında adavet (düşmanlık, husumet) edenlere, iman müyesser edip, muhabbet üzere kılar.” mealindeki ayet-i kerime nazil oldu.

Bunun üzerine Rasûlüllah Efendimiz:

“Gidin Ümmü Habibe’ye selam ve müjde verin. Nübüvvet mertebesinin kadrini bilip, tazim ve saygı gösterdiği için, Hazreti Allah babasına iman ve marifet ile ihsan eyledi.” buyurdular.

Aradan çok geçmeden, Ebu Süfyan ve ona tabi olanlar imanla şereflendiler.

Kaynak: İnsan ve Hayat Dergisi

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*