Müslüman Temiz ve Düzgün Olmalıdır




“Elbiselerinizi yıkayınız, saçınızı-sakalınızı kısaltınız, misvak kullanınız, (güzel giyinerek) süsleniniz, bedeninizi (kirlerden temizleyerek ve güzel kokular sürerek) temiz tutunuz…” (Hadîs-i Şerîf, Kenzü’l-Ummâl)

İslâm dini maddî ve manevî temizliğe büyük ehemmiyet vermiştir. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) “Temizlik, imanın yarısıdır.” buyurarak temizliğin İslâm dininde ne kadar mühim olduğunu bildirmişlerdir.

Müslümanın, yüzünde, saçında, sakalında, tırnağında bulunan kirleri temizlemesi, tırnaklarını kesmesi, saçlarını taraması sünnettir. Müslüman, giydiği elbisenin temiz ve düzgün olmasına dikkat etmelidir. Nitekim “Peygamber Efendimiz (s.a.v.) bir heyet geldiği zaman en güzel elbisesini giyer, Ashâbına da böyle yapmalarını emrederdi.” (Ebû Nuaym, Ma’rifetü’s-Sahâbe)

Resûlullah Efendimiz (s.a.v.) mescidde iken, saçı sakalı dağınık birisi geldi. Resûlüllah Efendimiz (s.a.v.) dışarı çıkıp saçını sakalını düzeltmesini eliyle işaret buyurdu. Adam dışarı çıkıp saçına sakalına çeki düzen verdikten sonra tekrar içeri girdi. Resûlüllah Efendimiz (s.a.v.):

“Bu şekilde gelmesi, şeytan gibi saçı dağınık halde gelmesinden daha hayırlı değil midir?” buyurdular. (Muvatta)

Câbir bin Abdullâh (r.a.) anlattı: Bir gün Resûlullah Efendimiz (s.a.v.) yanımıza geldiler. Saçı başı dağınık birini görünce:

“Bu adam saçını düzeltmek için bir şey bulamıyor mu?”buyurdular. Üzerinde kirli elbiseler olan bir başkasını görünce de:

“Elbisesini yıkamak için su bulamıyor mu?” buyurdular. (Ebû Dâvûd)

Mâlik bin Nadla (r.a.) anlatıyor: Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) huzuruna eski bir elbise ile gelmiştim. “Malın mülkün var mı?” buyurdular. “Evet” dedim. “Mal mülk olarak neyin var?” diye sordular. “Allâhü Teâlâ bana biraz deve, koyun, at ve birkaç köle ikram etti.” dedim. Bunun üzerine Peygamber Efendimiz (s.a.v.)“Öyleyse Allâhü Teâlâ’nın sana verdiği nimet ve ikramların eseri üzerinde görülsün.” buyurdular. (Ebû Dâvûd, Nesai)

İmam Şâfiî hazretleri, “Elbisesi temiz olan kimsenin üzüntü ve sıkıntısı da az olur.” demiştir. (Avnü’l-Mabud)




İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*