Lukata (Buluntular) Hakkında İle İlgili Hadisler



Hadis No: 5292

Ravi: Yezid Mevla’l-Münbais

Tanım: Zeyd İbnu Halid (ra)’i işittim. Diyordu ki: “Resulullah (sav)’a altın veya gümüş buluntu hakkında sorulmuştu. “Kesesini ve bağını belle sonra onu bir yıl ilan et. (Sahibini) bilemezsen, onu harca. O yanında bir emanet olsun. Günün birinde arayanı gelecek olursa, ona ödersin” buyurdu. Bunun üzerine Aleyhissalatu vesselam’a kaybolmuş develerden soruldu. “Kaybolan develerden sana ne? Onları (kendi haline) bırak. Zira sahibi onu buluncaya kadar, ayağında çarığı, sırtında su tulumu vardır. Suya gider, ottan yer” buyurdular. Bu sefer (kaybolmuş) davardan soruldu: “Onları alın. Zira onlar ya senindir, ya (kaybeden) kardeşinindir, ya da kurdundur” buyurdular.”

Kaynak: Buhari, İlm 28, Şürb 12, Lukata 2, 3, 4,11, Talak 22, Edeb 75; Müslim, Lukata 1, (1722); Muvatta, Ak


Hadis No: 5293

Ravi: Amr İbnu Şuayb an ebihi an ceddihi

Tanım: Resulullah (sav)’a (dalında) asılı meyve hakkında sorulmuştu: “İhtiyaç sahibi, sepetine almaksızın ağzıyla ulaşırsa, kendisine bir vebal gelmez. Ancak kim de, eteğinde (birşeyler) alarak oradan çıkarsa, aldığının iki kat değeriyle borçlanır. Ayrıca (ta’zir nevinden) ceza da yer. Kim de yığın yapıldıktan sonra meyveden çalarsa ve bunun değeri miğfer fiyatını bulursa, eli kesilir” buyurdu. Sonra kendisine lukata (buluntu)dan sorulmuştu: “İşlek yolda bulunmuş olanla, insanların çokça yaşadığı meskun karyede bulunmuş olanı bir yıl boyu ilan et. Eğer sahibi gelirse hemen ver. Eğer gelmezse artık o senin olmuştur. Harabede bulunmuş ise, bununla, maden için humus (beşte bir) vergisi vardır” buyurdular.

Kaynak: Ebu Davud, Lukata 1, (1710, 1711, 1712, 1713); Nesai, Kat’u’s-Sarik 11, (8, 84-85)


Hadis No: 5294

Ravi: Sehl İbnu Sa’d

Tanım: Ali İbnu Ebi Talib (ra), (bir gün), Hz. Fatıma (ra)’nın yanına girmiş idi. O sırada Hz. Hasan ve Hüseyin ağlamakta idiler. “Niye ağlıyorsunuz?” diye sordu. Hz. Fatıma: “Acıktılar!” dedi. Hz. Ali (bir yiyecek temin etmek üzere) çıktı. Derken yolda bir dinar para buldu. Dönüp Hz. Fatıma’ya gelerek haber verdi. O da: “Falan Yahudiye git, bununla un satın al!” dedi. Ali (ra) ona vardı ve un aldı. Yahudi ona: “Sen, kendini Allah elçisi zanneden şu zatın damadı mısın?” dedi. Hz. Ali’nin “evet”i üzerine: “Dinarını al, un da senin olsun!” dedi. Ali oradan aynlıp, Fatıma (ra)’ya unu ve dinarı getirdi, durumu da anlattı. Hz. Fatıma: “Şimdi de şu falan kasaba git, bize bir dirhemlik et al!” dedi. Hz. Ali gidip, dinarı bir dirhemlik et mukabilinde rehin bıraktı. Eti Hz. Fatıma’ya getirdi. O hamur yaptı , (tencereye) koydu, ekmek pişirdi. Babasına haber gönderdi. Resulullah yanlarına gelince, Hz. Fatıma: “Ey Allah’ın Resulü! (Şu yemeğin) hikayesini size anlatayım da eğer helalse yiyelim, bizimle siz de yiyin. Bunun mahiyeti şöyle şöyledir…” diye anlattı. Aleyhissalatu vesselam: “Allah’ın adıyla yiyin!” buyurdular ve hep beraber ekmekten yediler. Onlar daha yerlerinde iken, bir köle gelip, Allah ve İslam adına dinar bulan var mı?” diye sormaya başladı. Resulullah (sav) onu çağınp (dinarı hakkında) sordu. Köle: “Çarşıda benden düştü!” dedi. Aleyhissalatu vesselam: “Ey Ali! Haydi kasaba git. Ona: “Resulullah (sav) sana “Dinarı bana göndersin, dirhemini ben ödeyeceğim!” diyor de!” emretti. Kasap dinarı gönderdi. Resulullah (sav) onu öleye verdi.

Kaynak: Ebu Davud, Lukata 1, (1714)


Hadis No: 5295

Ravi: İyaz İbnu Hımar

Tanım: Resulullah (sav) buyurdular ki: “Kim bir buluntu ele geçirirse, buna adalet sahibi birini şahid kılsın, ne filanı terkederek buluntuyu gizlesin, ne de (bir başka yere yollayarak) nazardan kaçırsın. Sahibini buldu mu hemen ona versin. Sahibini bulamazsa (bilsin ki) bu mal Allah’ın malıdır, Allah onu dilediğine verir.”

Kaynak: Ebu Davud, Lukata 1, (1709)


Hadis No: 5296

Ravi: Cabir

Tanım: Resulullah (sav) değnek, kamçı, ip ve benzeri şeylerde ruhsat tanıdı. Bunları bulan kimse (ilan etmeksizin) onlardan faydalanabilir.

Kaynak: Ebu Davud, Lukata 1, (1717)


Hadis No: 5297

Ravi: Amiru’ş-Şa’bi

Tanım: Resulullah (sav) buyurdular ki: Kim, sahibinin beslemekten aciz kalarak bırakıverdiği bir hayvan bulur da, onu alıp ihya edecek olursa o onun olur.”

Kaynak: Ebu Davud, Büyu 77, (3524, 3525)


Hadis No: 5298

Ravi: Ebu Hureyre ve Enes

Tanım: Resulullah (sav) yolda giderken bir hurma tanesine rastlamıştı. “Eğer sadakadan (düşmüş) olacağından korkmasaydım bunu yerdim!” buyurdular.

Kaynak: Buhari, Büyu 4, Lukata 6; Müslim, Zekat 165, (1071); Ebu Davud, Zekat 29, (1651)


Hadis No: 5299

Ravi: Abdurrahman İbnu Osman et-Teymi

Tanım: Resulullah (sav) hacının lukatasını nehyetti.

Kaynak: Müslim, Lukata 11, (1724); Ebu Davud, Lukata 1, (1719)


Hadis No: 5300

Ravi: İbnu Mes’ud

Tanım: Anlattığına göre: “[Yedi yüz dirheme] bir cariye satın almış ve (borcunu ödemeden) sahibini kaybetmiştir. Bir yıl sahibini arayan İbnu Mes’ud onu bulamaz ve bu parayı, bir dirhem, iki dirhem şeklinde parça parça vermeye başlar ve: “Ey Allahım, bunu falanca adına sadaka kabul et! Eğer adam gelirse sadaka benim adıma olacak, borç da uhdemde kalacak!” der. İbnu Mes’ud der ki: “Sahibini bulamadığınız buluntu hakkında böyle hareket edin!”

Kaynak: Buhari, Talak 22, [Tercümede (bab başlığında) muallak olarak kaydedilmiştir]





İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*