Hastalık Ve Eza Sebebiyle Haccda Mahsur Kalanlar İle İlgili Hadisler



Hadis No: 1512

Ravi: Ka’b İbnu Ucre

Tanım: (Biz Hudeybiye’de iken), Resulullah (sav) yanıma geldi. O sırada ben tenceremin altını yakıyordum. Yüzümde de bitler kaynaşıyordu. Resulullah (sav) bana: “Başındaki şu böcekler seni rahatsız etmiyor mu?” diye sordu. Ben: “Evet! Ediyor!” dedim. Bana: “Öyleyse traş ol ve üç gün oruç tut veya altı fakiri, her birine yarım sa’ vermek suretiyle doyur veya bir kurban kes. (Bunlardan hangisini yaparsan olur)” dedi. Ancak bu saydıklarının önce hangisini zikretmişti bilemiyorum” diye cevap verdi. Tam o sırada şu ayet nazil oldu: “Artık içinizden kim hasta olur, yahud başından bir eziyeti bulunursa ona oruçtan, ya sadakadan, yahud da kurbandan biriyle fidye vacib olur…” (Bakara 196).

Kaynak: Buhari, Muhsar 5, 6, 7, 8, Megazi 35, Tefsir, Bakara 32, Merda 16, Tıbb 16; Müslim, Hac 80, (1201);


Hadis No: 1513

Ravi: el-Haccac İbnu Amr el-Ensdri

Tanım: Resulullah (sav)’ın şöyle söylediğini işittim: “Kimin (bir bacağı) kırılır veya sakatlanırsa ihramdan çıkar (ve memleketine döner ve müteakip sene yeniden hacc yapar.”

Kaynak: Tirmizi, Hacc 96, (940); Ebu Davud, Menasik 44 (1862); Nesai, Hacc 102, (5,198, 199)


Hadis No: 1514

Ravi: Ebu Esma Mevla Abdillah İbni Ca’fer

Tanım: Efendisi Abdullah İbnu Ca’fer’le beraber Medine’den çıktılar. Sükya’da hasta olan Hüseyin İbnu Ali (ra)’ye uğradılar, Abdullah İbnu Ca’fer, Hz. Hüseyin’le ilgilenmek için yanında kaldı. Haccın fevte uğramasından (o sene kaçırmaktan) korkarak Medine’de mukim Hz. Ali ve (zevcesi) Esma Bintu Umeys (ra)’e haber gönderdi, bunlar derhal yanına geldiler. Hz. Hüseyin (ra) (ağrıdan şikayet ederek) başına işaret etti. Hz. Ali (ra) başının traş edilmesini emretti. Sonra onun adına Sükya’da kurban kesilmesini emretti ve bir deve kesildi. Yahya İbnu Said der ki: “Bu seferinde Hz. Hüseyin (hacc maksadıyla) Mekke’ye müteveccihen Hz. Osman (ra)’la birlikte yola çıkmıştı.”

Kaynak: Muvatta, Hacc 165, (1, 388)


Hadis No: 1515

Ravi: Amr İbnu Said en-Nehai

Tanım: (Umre yapmak üzere ihrama girdikten sonra) Zatu’ş-Şukuk denen yere varınca orada kendisini yılan sokar. Arkadaşları, bu meseleyi sorabilecekleri bir kimseyle karşılaşmak üzere, (herkesin gelip geçtiği ana) yola çıkarlar. Derken İbnu Mes’ud (ra) karşılarına çıkar. Onlara şu fetvayı verir: “Hemen bir hedy (kurbanlık) veya onun değeri miktarınca nakit parayı (Mekke’ye) gönderin. Onunla kendi aranıza bir günlük alamet koyun, hedy kesildi mi ihramdan çıksın. Ayrıca, bu umreyi de bilahere kaza etmen gerekir.” (Rezin tahriç etmiştir.)

Kaynak: Rezin





İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*