Fetva Vermekten Kaçınmak



Ahiret alimlerinde aranan diğer hususiyetlerden biri de , sorulunca fetva vermekte acele etmemek, ağır almak ve kurtuluş yolunu aramak için çekingen davranmaktır. Eğer sorulan suali, Kur’an veya Hadis’in sarahatinden, icma veya açık kıyas’dan biliyorsa cevabını verir, yok eğer şüphe ettiği bir şeyden sorulmuşsa, bilmem der. Eğer kendi ictihad ve tahmini ile zannettiği bir şeyden soruluyorsa ihtiyati tedbir olarak, var ise daha iyi bilene havale eder. Akıllılık, bu anlattığımızdır. Çünkü ictihad tehlikesini yüklenmek büyük iştir. Haber’de şöyle gelmiştir :

İlim üçtür: Konuşan kitap, yerleşen sünnet , üçüncüsü de bilmem demektir. ( İbn Mace, Abdulllah b.Ömer’den)

Şa’bi diyor ki: ” Bilmem demek , ilmin yarısıdır. Bilmediğiniz de Allah için sükut edenin alacağı mükafat, konuşandan az değildir. Zira nefsine en ağır gelen cehaleti kabul etmektir.” Sahabenin (R.A.) ve ilk alimlerin davranışı böyle idi. Abdullah b. Ömer’den fetva istendiği zaman ” İnsanların işlerini boynuna alan, şu emir’e git de bu meseleyi onun boynuna geçir” derdi. İbn Med’ud (R.A.) ” İnsanların her sualini cevaplandıran, ahmaktır.” derdi.

Hafs-ı Nisaburi, ” Hakiki alim, suali cevaplandırırken, kıyamette ” Bu cevabı nereden buldun” diye sorulacağından korkan zattır” demiştir.

İbn Ömer (R.A.) on meseleden sorulsa dokuz’una suküt eder de ancak birine cevab verirdi. İbn Abbas dokuzuna cevap verir yalnız birinde sükut ederdi. ( Hataya düşmemek için ) fakihlerin, bilmem dedikleri, bilirim dediklerinden çok fazla idi. Süfyanı Sevri, Malik b.Enes, Ahmed b. Hanbel, Fudayl b. İyaz, Bişr b. Haris bunlardandır.

Abdurrahman b. Ebi Leyla diyor ki: ” Bu mescid’de (Medine mescidi ) Resul-i Ekrem’in Ashabından 120 tanesine yetiştim.Hepsi de kendilerine bir mesele sorulunca veya bir fetva istenince, bunu başkalarına havale eder ve cevap vermek istemezdi. Hatta birine bir şey sorulunca, onun diğerine havale eder, havaleden havaleye tekrar kendine gelirdi, kimse cevap vermek istemezdi.

Fetva vermekten kaçınmanın güzelliğine Peygamber Efendimize müsned olarak bazı kimselerden rivayet edilen şu hadis şehadet etmektedir. ” İnsanlara ancak üç fetva kimse verir : Emir , memur ( fetva vermekle vazifelendirilen kimseler ), mütekellef ( bunların haricinde kalan kıssacılar ).

İbn Hassin, “Fetvacılardan biri öyle mühim mes’elelere tek başına cevap vermeğe kalkışırdı ki, eğer o mesele Ömer b. Hattab (R.A.)’dan sorulsaydı, Bedir’de bulunan büyün zatları bir araya toplamadan ona cevap vermezdi.” demiştir.

Sükut, ilim sahiplerinin hususiyetidir.

Kaynak: İhyau Ulumid Din – Cilt 1 sayfa 177-181




İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*