Ecel Nedir?



Ecel Nedir ?

Ecel, İnsanın mukadder (Allah tarafından yazılıp kararlaşmış) olan ömrünün nihayetine denir. Ecel geldiği zaman, ne bir dakika ileri gider ne de bir dakika geri kalır. İnsan her ne sebeple ölürse ölsün, eceli ile ölmüş olur.

Her canlının hayatı ve ölümü, Allahü Teala’nın yaratması ve takdir etmesiyledir. Hiçbir kimseye takdir olunmuş vaktinden önce hayat verilmez ve yine hiçbir kimse eceli gelmedikçe ölmez. Eceli gelince de bir saniye olsun daha yaşayamaz. Nitekim Kur’an-ı Kerim’de: “Halbuki Allah bir nefsi eceli geldiği zaman asla te’hir buyurmaz…” (Münafikûn sûresi, ayet 11) buyurulmuştur.

Ecel kısaca, her hayat sahibinin ölümü için Allahü Teala’nın takdir buyurmuş olduğu belirli bir vakittir. Her kimsenin bir eceli vardır. Ölüm sebepleri değişse de ecel değişmez. Öldürülen de Allah tarafından takdir olunan eceliyle vefat eder. Katl fiilinin akabinde ölümü yaratmakta bir ilahi adettir. Cenab-ı Allah, öldürme fiilinin zamanını ezelde bildiği için maktulün ecelini öylece takdir buyurmuştur. Yoksa katil, ölenin hayat müddetini eksiltmiş değildir.

“Hem Allah’ın izni olmadıkça kimseye ölmek yoktur, o va’desile yazılmış şaşmaz bir yazı” (Al-i İmran Sûresi, ayet 145) gibi kat’i deliller vardır. O halde ömrün eksildiğine inanmak doğru değildir. Katilin mesuliyeti ise takdir-i ilahinin ne olduğunu bilmediği halde yasaklanmış olan öldürme fiiline cür’et ederek fesada alet ve ilahi kazanın o sûretle zuhûruna sebeb olduğundan dolayıdır.

 Ecel Yaklaşınca …

Kulun ölümü yaklaşınca dört melek yanına gelir. Birincisi, “Selam sana ey Allahü Teala’nın kulu, yeryüzünün doğusunu batısını altını üstüne getirdim, atabileceğin bir adımlık yer bulamadım.” der.

İkinci melek, “Selamün aleyke ey Allahü Teala’nın kulu, dünyadaki bütün ırmakları dolaştım, sana nasip olacak bir yudum su göremedim.” der.

Üçüncü melek, “Selamün aleyke ey Allahü Teala’nın kulu, yeryüzünün doğusunu batısını karış karış dolaştım ama sana nasip olacak bir lokma göremedim.” der.

Nihayet dördüncü melek gelir ve “Selamun aleyke ey Allahü Teala’nın kulu, yeryüzünün doğusunu batısını gezdim, dolaştım ama alınması sana nasip olacak bir nefes göremedim.” der.




İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*