Cennet Ve Cehennem İle İlgili Hadisler




Hadis No: 5084

Ravi: Ebu Hureyre

Tanım: Resulullah (sav) buyurdular ki: “Allah Teala hazretleri ferman etti ki: “Ben Azimu’ş-Şan, salih kullarım için gözlerin görmediği, kulakların işitmediği ve insanın hayal ve hatırından hiç geçmeyen nimetler hazırladım.” Ebu Hureyre ilaveten dedi ki: “Dilerseniz şu ayet-i kerimeyi okuyun, (Mealen): “Yaptıklarına karşılık Allah katında onlar için göz aydınlığı olacak ne mükafaatların saklandığını kimse bilemez” (Secde 17).

Kaynak: Buhari, Bed’ül-Halk 8, Tefsir Secde 1, Tevhid 35; Müslim, Cennet 2, (2824); Tirmizi, Tefsir, (3195)


Hadis No: 5085

Ravi: Sehl İbnu Sa’d

Tanım: Buhari, bir diğer rivayetinde şu ziyadeyi kaydeder: “Sehl İbnu Sa’d anlatıyor -deyip, hadisin aynısını kaydettikten sonra- der ki: “Muhammed İbnu Ka’b dedi ki: “Onlar Allah için ameli gizli tuttular. Allah da onların sevabını gizli tuttu. Kullar yanına gelince onları nimete boğacak.” Hadis, bu muhtevada olarak Buhari’de mevcut değildir. Hakim’in el- Müstedrek’inde mevcuttur (413-414)

Kaynak:


Hadis No: 5086

Ravi: Sehl İbnu Sa’d

Tanım: Ey Allah’ın Resulü! dedim, “insanlar neden yaratıldı?” “Sudan!” buyurdular. “Ya cennet?” dedim, “o neden inşa edildi?” “Gümüş tuğladan ve altın tuğladan! Harcı da kokulu misk. Cennetin çakılları inci ve yakuttan, toprağı da za’ferandır. Ona giren nimete mazhar olur, eziyet görmez, ebediyet kazanır, ölümle karşılaşmaz. Elbisesi eskimez, gençliği kaybolmaz.” Aleyhissalatu vesselam sözlerine şöyle devam buyurdular: “Üç kişi vardır duaları reddedilmez (mutlaka kabul edilir): Adil imam (devlet başkanı), iftarını yaptığı zaman oruçlu, zulme uğrayanın duası. Allah, (mazlumun) duasını bulutların fevkine çıkarır ve onlara sema kapıları açılır ve Allah Teala hazretleri: “İzzetime yemin olsun! Vakti uzasa da, duanı mutlaka kabul edeceğim!” buyurur.”

Kaynak: Tirmizi, Cennet 2, (2528)


Hadis No: 5087

Ravi: Ebu Musa

Tanım: Resulullah (sav) buyurdular ki: “Gümüşten iki cennet vardır. Kapları ve içinde bulunan diğer şeyleri de gümüştendir. Altından iki cennet vardır, kapları ve içlerinde bulunan diğer eşyaları da hep altındandır. Adn cennetinde, cennetliklerle Rablerini görmeleri arasında Allah’ın veçhindeki ridau’l-kibriyadan (büyüklük perdesinden) başka bir şey yoktur.”

Kaynak: Buhari, Tefsir, Rahman 1, 2, Bedu’l-Halk 8, Tevhid 24; Müslim, İman 180, (296); Tirmizi, Cennet 3, (


Hadis No: 5088

Ravi: Ebu Musa

Tanım: Resulullah (sav) buyurdular ki: “Cennette, mü’min için, içi boş tek bir inciden bir çadır vardır. -Bir rivayette- genişliği altmış mildir. Her köşesinde bir refikası bulunur, hiçbiri diğerini görmez, mü’min bunların herbirini dolaşır.”

Kaynak: Buhari, Bed’ü’l-Halk 8, Tefsir, Rahman 1, 2, Tevhid 24; Müslim, Cennet 23, (2838); Tirmizi, Cennet 3


Hadis No: 5089

Ravi: Ebu Hureyre

Tanım: Resulullah (sav) buyurdular ki: “Cennette yüz derece vardır. Her iki derece arasında yüz yıl(lık yürüme mesafesi) vardır.”

Kaynak: Tirmizi, Cennet 4, (2531)


Hadis No: 5090

Ravi: Ubade İbnu’s-Samit

Tanım: Resulullah (sav) buyurdular ki: “Cennette yüz derece vardır. Her bir derecenin diğer derece ile arası, sema ile arz arası kadar geniştir. Firdevs bunların en yukarıda olanıdır. Cennetin dört nehri buradan çıkar. Bunun üstünde Arş vardır. Allah’tan cennet istediğiniz vakit Firdevs’i isteyin.”

Kaynak: Tirmizi, Cennet 4, (2533)


Hadis No: 5091

Ravi: Ebu Said

Tanım: Resulullah (sav) buyurdular ki: “Cennette yüz derece vardır. Bütün alemler bunlardan birinin içinde toplansalar, hepsini de kuşatır, istiab eder.”

Kaynak: Tirmizi, Cennet 4, (2534)


Hadis No: 5092

Ravi: Enes

Tanım: Resulullah (sav) buyurdular ki: “Cennette bir ağaç vardır ki, binekli bir kimse yüz yıl gölgesinde yürüse onu katedemez. İstersiniz şu ayeti okuyun: “Daimi gölgededirler, çağlayıp duran su başlarındadırlar” (Vakıa 30-31).”

Kaynak: Tirmizi, Tefsir, Vakıa, (3289), Cennet 1, (2528)


Hadis No: 5093

Ravi: Ebu Hureyre

Tanım: Cennette hiçbir ağaç yoktur ki gövdesi, altından olmasın.

Kaynak: Tirmizi, Cennet 1, (2527)


Hadis No: 5094

Ravi: Ebu Hureyre

Tanım: Resulullah (sav) buyurdular ki: “Cennette, yay kadar bir yer, güneşin üzerine doğduğu veya battığı şeyden (dünyadan) daha hayırlıdır.” [Tirmizi, Hz. Enes’ten şu ziyadede bulunmuştur: “Sizden birinizin yayı kadar veya kamçısı kadar cennetteki bir yer, dünya ve içindekilerden daha hayırlıdır. Cennet ehlinden bir kadın, arz ehline görünecek olsa, dünya ve içindekileri aydınlatır, arzla sema arasını güzel koku ile doldururdu, onun başörtüsü dünya ve içindekilerden daha hayırlıdır.”]

Kaynak: Buhari, Bed’ül-Halk 8, Tefsir, Vakı’a 1; Müslim, Cennet 6, (2826); Tirmizi, Cennet 1, (2525)


Hadis No: 5095

Ravi: Sa’d İbnu Ebi Vakkas

Tanım: Resulullah (sav) buyurdular ki: “Cennette olan şeyden bir tırnağın azalttığı miktar, semavat ve dünya arasında dört ciheti de tezyin etmiş olarak görünürdü. Eğer cennet ehlinden bir adam dünya ehline zuhur etse ve bilezikleri görünse o(nun şavkı) güneşin ziyasını bastırırdı, tıpkı güneşin, yıldızların ziyasını bastırması gibi.”

Kaynak: Tirmizi, Cennet 7, (2541)


Hadis No: 5096

Ravi: Enes

Tanım: Resulullah (sav) buyurdular ki: “Sidretü’l-Münteha’ya çıkarıldım. Orada dört nehir gördüm: İki nehir zahirdi, iki nehir de batın. Zahir olan iki nehir Nil ve Fırat nehirleriydi. Batın olanlarda cennetin iki nehri idi.”

Kaynak: Buhari, Eşribe 12; Müslim, İman 264, (164)


Hadis No: 5097

Ravi: Büreyde

Tanım: Bir adam Resulullah (sav)’a: “Cennette at var mı?” diye sordu. Aleyhissalatu vesselam da: “Allah Teala hazretleri seni cennete koyduğu takdirde, kızıl yakuttan bir at üzerinde orada dolaşmak isteyecek olsan, o seni istediğin her yere uçuracaktır” buyurdular. Bunun üzerine diğer biri de: “Cennette deve var mı?” diye sordu. Ama buna Aleyhissalatu vesselam öncekine söylediği gibi söylemedi. Şöyle buyurdular: “Eğer Allah seni cennete koyarsa, orada canının her çektiği, gözünün her hoşlandığı şey bulunacaktır.”

Kaynak: Tirmizi, Cennet 11, (2546)


Hadis No: 5098

Ravi: Ali

Tanım: Resulullah (sav) buyurdular ki: “Cennette siyah gözlülerin (hurilerin) toplanma yerleri vardır. Orada, benzerini mahlukatın hiç işitmediği güzel bir sesle şarkı okurlar ve şöyle söylerler: “Bizler ebedileriz, hiç ölmeyiz! Bizler nimetlere mazharız, fakr bilmeyiz! Rabbimizdan razıyız, mükedder olmayız! Kendisinin olduğumuz beylerimize ne mutlu!”

Kaynak: Tirmizi, Cennet 24, (2567)


Hadis No: 5099

Ravi: Enes

Tanım: Resulullah (sav) buyurdular ki: “Cennet ehlinin bir çarşısı vardır. Her cuma oraya gelirler. Derken kuzey rüzgarı eser, elbiselerini ve yüzlerini okşar. Bunun tesiriyle hüsün ve cemalleri artar. Böylece ailelerine, daha da güzelleşmiş olarak dönerler. Hanımları: “Vallahi, bizden ayrıldıktan sonra sizin cemal ve güzelliğiniz artmış!” derler. Erkekler de: “Sizler de, Allah’a kasem olsun, bizden sonra çok daha güzelleşmişsiniz!” derler.”

Kaynak: Müslim, Cennet 13, (2833)


Hadis No: 5100

Ravi: Ali

Tanım: Resulullah (sav) buyurdular ki: “Cennette bir çarşı vardır. Ancak orada ne alış, ne de satış vardır. Sadece erkek ve kadın suretleri vardır. Erkek bunlardan bir suret arzu ederse o surete girer.”

Kaynak: Tirmizi, Cennet 15, (2553)


Hadis No: 5101

Ravi: Ebu Hureyre

Tanım: Resulullah (sav): “Yaktığınız ateş var ya, bu cehennem ateşinin yetmiş cüzünden bir cüzdür!” buyurmuşta. (Yanındakiler): “Zaten bu ateş, vallahi (asileri cezalandırmaya ahirette) yeterliydi” dediler. Aleyhissalatu vesselam: “Cehennem ateşi öbürüne altmış dokuz kat üstün kılındı. Her bir kat’ın harareti, bunun mislindedir.”

Kaynak: Buhari, Bed’ü’l-Halk 10; Müslim, Cennet 29, (2843); Muvatta, Cehennem 1, (2, 994); Tirmizi, Cehennem


Hadis No: 5102

Ravi: Ebu Hureyre

Tanım: Resulullah (sav) buyurdular ki: “Cehennem ateşi bin yıl yakıldı. Öyle ki kıpkırmızı oldu. Sonra bin yıl daha yakıldı, öyle ki beyazlaştı. Sonra bin yıl daha yakıldı. Şimdi o siyah ve karanlıktır.” [Metin Tirmizi’ye aittir.]

Kaynak: Tirmizi, Cehennem 8, (2594); Muvatta, Cehennem 2, (2, 994)


Hadis No: 5103

Ravi: Ebu Saidi’l-Hudri

Tanım: Resulullah (sav) buyurdular ki: “Cehennemi kuşatan surun dört (ayrı) duvarı vardır. Her duvarın kalınlığı kırk yıllık yürüme mesafesi kadardır.”

Kaynak: Tirmizi, Cehenmem 4, (2587)


Hadis No: 5104

Ravi: Hasan Basri

Tanım: Utbe İbnu Gazvan (ra), Basra’da minberde (hutbe esnasında) dedi ki: “Resulullah (sav) bize şöyle buyurmuşlardı: “Cehennemin kıyısından büyük bir taş bırakıldı. Bu taş yetmiş yıl aşağı doğru düştü de henüz dibe ulaşmadı.” (Utbe İbnu Gazvan, devamla) der ki: “Hz. Ömer (ra): “Ateşi çok zikredip hatırlayın. Zira onun harareti pek şiddetlidir; derinliği çok fazladır, çengelleri demirdendir” buyurdu.”

Kaynak: Tirmizi, Cehennem 2, (2578)


Hadis No: 5105

Ravi: Ebu Said el-Hudri

Tanım: Resulullah (sav) buyurdular ki: “Veyl, cehennemde bir vadidir. Kafir orada, kırk yıl batar da dibine ulaşamaz.”

Kaynak: Tirmizi, Tefsir, Enbiya, (3164)


Hadis No: 5106

Ravi: İbnu Abbas

Tanım: Resulullah (sav) buyurdular ki: “Eğer zakkumdan, dünyaya tek damla damlatılacak olsa, bu dünya ehlinin yiyeceklerini ifsad ederdi. Öyleyse, yiyecek ve içeceği zakkumdan cehennemliğin hali ne olur (anlayın)!”

Kaynak: Tirmizi, Cehennem 4, (2588)


Hadis No: 5107

Ravi: Ebu Hureyre

Tanım: Resulullah (sav) buyurdular ki: “Cehennem, Rabbine şikayet ederek: “Ey Rabbim! Bir parçam diğer bir parçamı yemektedir” dedi. Bunun üzerine, Allah Teala hazretleri ona, iki nefes almaya izin verdi; Bir nefes kışta, bir nefes de yazda. (Yazdaki nefesi) sizin rastladığınız en şiddetli sıcaktır. (Kıştaki nefesi de) sizin rastladığınız en şiddetli (soğuk olan) zemherirdir.”

Kaynak: Buhari, Bed’u’l-halk 10; Müslim, Mescaid 185, (617); Tirmizi, Cehennem 9 (2595)


Hadis No: 5108

Ravi: Ebu Hureyre

Tanım: Resulullah (sav) buyurdular ki: “Kıyamet günü, ateşten bir parça, boyun şeklinde uzanır. Bunun, gören iki gözü, işiten iki kulağı, konuşan iki dili vardır. Der ki: “Ben üç takım (insanı cezalandırmak) için vazifelendirildim: Allah’la birlikte bir başka ilaha dua eden kimse, bile bile zulmeden cebbar, tasvirciler.”

Kaynak: Tirmizi, Cehennem 1, (2577)


Hadis No: 5109

Ravi: İbnu Mes’ud

Tanım: Resulullah (sav) buyurdular ki: Kıyamet günü cehennem, yetmiş bin yuları olduğu halde getirilir. Her yularında, onu çeken yetmiş bin melek vardır.”

Kaynak: Müslim, Cennet 29, (2842); Tirmizi, Cehennem 1, (2576)


Hadis No: 5110

Ravi: Mücahid

Tanım: İbnu Abbas (ra) bana: “Cehennemin genişliği ne kadardır, biliyor musun?” diye sordu. Ben: “Hayır!” deyince: “Doğru, Allah’a yemin olsun, bilemezsin!” dedi ve ilave etti: “Bana Hz. Aişe (ra) dedi ki: Resulullah (sav)’a: “Kıyamet günü arz toptan O’nun bir kabzasıdır (tam tasarrufundadır). Gökler de O’nun sağ eliyle dürülmüşlerdir” (Zümer 67) ayetinden sormuş ve: “Bu sırada insanlar nerede olurlar [ey Allah’ın Resulü]” demiştim. Aleyhissalatu vesselam: “Cehennem köprüsünde!” cevabını verdi.”

Kaynak: Tirmizi, Tefsir, Zümer, (3242)


Hadis No: 5111

Ravi: Ebu Hureyre

Tanım: Resulullah (sav) buyurdular ki: “Allah Teala hazretleri cenneti yarattığı zaman Cibril aleyhisselam’a: “Git ona bir bak!” buyurdular. O da gidip cennete baktı ve: “[Ey Rabbim!] Senin izzetine yemin olsun, onu işitip de ona girmeyen kalmayacak, herkes ona girecek!” dedi. (Allah Teala hazretleri) cennetin etrafını mekruhlarla çevirdi. Sonra: “Hele git ona bir daha bak!” buyurdu. Cebrail gidip ona bir daha baktı. Sonra da: “Korkarım, ona hiç kimse girmeyecek!” dedi. Cehennemi yaratınca, Cebrail’e: “Git, bir de, şuna bak!” buyurdu. O da gidip ona baktı ve: “İzzetine yemin olsun, işitenlerden kimse ona girmeyecektir!” dedi. Allah Teala hazretleri de onun etrafını şehvetlerle kuşattı. Sonra da: “Git ona bir kere daha bak!” dedi. O da gidip ona baktı. Döndüğü zaman: “İzzetine yemin olsun, tek bir kişi kalmayıp herkesin ona gireceğinden korkuyorum!” dedi.”

Kaynak: Ebu Davud, Sünnet 25, (4744); Tirmizi, Cennet 21, (2563); Nesai, Eyman 3, (7, 3)


Hadis No: 5112

Ravi: Enes

Tanım: Resulullah (sav) buyurdular ki: “Cennetin etrafı mekarihle (nefsin hoşlanmadığı şeylerle) sarılmıştır. Cehennemin etrafı da şehevi (nefsin arzuladığı, cazip) şeylerle sarılmıştır.” [Sahiheyn’de, Ebu Hureyre’den bu rivayet aynen gelmiştir.]

Kaynak:


Hadis No: 5113

Ravi: Enes

Tanım: Resulullah (sav) buyurdular ki: “Cehennem, içerisine asiler atıldıkça: “Daha var mı?” demekten geri durmaz. Bu hal, Rabbu’l-İzze’nin cehennemin üzerine ayağını koyup, iki yakasını dürüp birleştirmesine kadar devam eder. İşte o zaman cehennem: “Yeter, yeter. İzzet ve keremine yemin olsun yeter!” der. Cennette fazlalık devam eder. Allah, ona mahsus yeni bir halk yaratır ve bunları cennetin fazla kısmına yerleştirir.”

Kaynak: Buhari, Tefsir, Kaf 1, Eyman 12, Tevhid 7; Müslim, Cennet 37, (2848); Tirmizi, Tefsir, Kaf (3268)





İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*